| 5.07.2026 |
Tıkanırcasına Yeme Davranışında Tehlikeli Döngü: Pişmanlık Yeni Atakları Besliyor!Uzmanlar, tıkanırcasına yeme ataklarının genellikle yalnızlık, mutsuzluk ve boşluk gibi yoğun olumsuz duygularla tetiklendiğini belirtiyor. Atak sırasında yaşanan anlık haz duygusunu takip eden suçluluk ve pişmanlık hissi ise biyolojik dengesizliklerle birleşerek kişiyi yeni bir atağa sürükleyen sinsi bir kısır döngüye dönüştürüyor. Gerçeklikten Kopuş Anı: Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu Tıkanırcasına Yemedeki "Dissosiyasyon" Tehlikesini Açıkladı Atak Öncesi Zihinsel Zemin: Olumsuz Duygular ve "Hak Etme" GerekçeleriÜsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu; tıkanırcasına yeme ve duygusal yeme davranışlarının psikolojik kökenleri, biyolojik mekanizmaları ve bu süreci kronikleştiren döngüler hakkında hayati uyarılarda bulundu. Tıkanırcasına yeme ataklarının (Bulimia Nervoza'da da sıkça rastlandığı üzere) aniden ortaya çıkmadığını belirten Elbaşoğlu, bu sürecin temelinde derin bir mutsuzluk, yalnızlık veya içsel bir boşluk hissinin yattığını ifade etti. Kişinin yeme eylemini gerçekleştirmeden önce zihninde bu davranışı meşrulaştıracak tehlikeli düşünce kalıpları ve gerekçeler ürettiğini dile getiren Elbaşoğlu, bu iç sesleri şu şekilde örneklendirdi:
Yeme Esnasında Gerçeklikten Kopuş (Dissosiyasyon) HaliYeme eyleminin başlamasıyla birlikte beyindeki dopamin salınımının hızla arttığını ve kişinin geçici bir haz dalgası yaşadığını kaydeden Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, bu esnadaki tehlikeli kontrol kaybına dikkat çekti. Yeme davranışının genellikle büyük bir hırsla, adeta ne yendiği fark edilmeden çok hızlı bir şekilde gerçekleştiğini belirten Elbaşoğlu, bu durumun psikolojide "dissosiyatif" (gerçeklikten ve andan kopuş) bir hali andırdığını söyledi. Kişi o an içinde bulunduğu sıkıntı verici duygulardan kaçmak için kendinden ve yaşadığı andan koparak kontrolsüzce gıda tüketimine yönelmektedir.
Pişmanlığın Getirdiği Biyolojik ve Psikolojik TuzakAtak bittikten hemen sonra yükselen dopamin seviyesi düşer ve yerini yoğun bir utanç, suçluluk ve pişmanlık duygusuna bırakır. Bu nedenle bireyler yeme ataklarını genellikle çevrelerinden büyük bir gizlilik içinde yürütürler. Sürecin en tehlikeli kısmının atağın ertesi gününde başladığını vurgulayan Sera Elbaşoğlu, kısır döngünün nasıl kalıcı hale geldiğini şu sözlerle özetledi:
|
| Gönderen: haber 313 defa okundu |
| Son Haberler | |
| Ragbinin Sultanları Finallere Koşuyor: Eskişehir Kadın Takımı Tekirdağ’da Şov Yaptı! | |
| Evin Bahçesinden Yerin Altına Ölüm Tüneli: İnönü’deki Göçükte 1 Kişi Hayatını Kaybetti! | |
| Odunpazarı’nda Eğitim ve Esnaf El Ele: İstihdamı Artıracak Kritik Buluşma! | |
| Bilgiyi Tüketen Değil Üreten Gençlik: MEB’den Ortaöğretimde Tarihi Akademik Adım! | |
| Gözlerde sarı nokta hastalığına dikkat! Hastalık yüzleri tanımayı zorlaştırıyor! | |
| 2002’den Bugüne Dev Sıçrama: Türk Tarımı 24 Milyar Dolardan 83,2 Milyar Dolara Ulaştı! | |
| Hazdan Pişmanlığa Uzanan Sinsi Kısır Döngü: Tıkanırcasına Yemede Kontrol Kaybı! | |
| Paranoya Sadece Şüphecilik Değil: Akıl Yürüterek Değişmeyen Gizli Hezeyan! | |
| Kampüslerde Yeni Dönem: Tütün Satışı, Reklamı ve Görünürlüğü Tamamen Yasaklanıyor! | |
| Türk Savunma Sanayisinden İhracat Rekoru: 12 Aylık Grafik 11 Milyar Doları Devirdi! | |